Son yıllarda oldukça rağbet gören bir konu olan lise eğitiminin bir döneminin Yurtdışında planlanmasının farklı yönleriyle değerlendirmesini; sürecini planladığımız öğrencilerimizden de yola çıkarak değerlendirme şansımız oluyor. Bu yazıda ise sizlere ilk 5’e alabileceğimiz avantajlardan bahsetmek isteriz. Gelin birlikte geniş bir perspektifle 5 farklı avantajı değerlendirelim.
Farklı bir ülkede uluslararası düzeyde eğitim alan öğrencilerin neredeyse tamamı beceri geliştirme konusunda kendi ülkelerindeki akranlarından daha önde oluyorlar. Bunun en önemli nedeni; ailelerinden uzakta olmak ve kendi işlerini kendi yapma zorunluluklarıyla birlikte gelişen problem çözme becerisidir. Bu beceri gelişirken, iletişim ve liderlik becerileri de desteklenmektedir. Sadece 5 ay değişim programı deneyimi yaşayan öğrencilerde bile kendini ifade etme becerisi gözle görülür biçimde artmaktadır.
Yeni çağın en önemli iki konusu olan sosyal adaptasyon ve finansal farkındalık gibi hayatta kalma becerilerinde bir adım önde olmaları, öğrencilerin kariyer planlarında daha doğru adımlar atmasına da fırsat sunacaktır. Görüyoruz ki henüz 14-18 yaş aralığındaki bu gençler aslında kariyerleri ve ilerideki meslek seçimlerinde de daha emin adımlar atmalarını sağlayan becerilerle donanıyorlar.
Özellikle Kanada ve Amerika Lise Değişim Programlarında öğrencilerin gittiği okulda kendi seviyelerinde başka Türk öğrenci olmamasına dikkat ediliyor. Bu aslında hem anadili kullanımı azaltırken hem de farklı birçok kültüre de tanıklık etmesini sağlıyor. Ders seçimlerine göre oluşan sınıflarda, her dersi farklı öğrenci topluluğu ile alıyor. Matematik dersini aldığı grupta Alman, İspanyol ve Japon arkadaşı olurken; İngilizce sınıfında Kanadalı, Koreli ve Fransız arkadaşı olabiliyor. Böylelikle her birinin kendi ülke kültürüne dair yeni şeyler öğrenme fırsatı da yakalıyorlar. Aslında Global vatandaşlık anlayışını ediniyor ve çok kültürlü bir ortamda eğitim almanın gelişimini gösteriyorlar.
OECD ve UNESCO gibi kurumların raporlarında, yurtdışında öğrenim gören öğrencilerin problem çözme, yeni ortamlara uyum sağlama ve analitik düşünme düzeylerinin belirgin şekilde daha yüksek olduğu gösterilmektedir.
İlerde hangi mesleği yaparlarsa yapsınlar; geniş bir dünya görüşüne sahip olmak kendi mesleki alanlarında da onları öne geçirecek bir unsur olmaktadır.
Yurtdışında lise eğitimi alan öğrenci ister aile yanı konaklama ister yatılı okul ortamında kalsın, yabancı dil eğitimini yalnızca akademik düzeyde değil aynı zamanda doğal ortamında ve günlük yaşantısı sosyal yaşantı ve o ülkenin dinamikleri ile birlikte öğrenir ve geliştirir. Kendi anadilinde konuşma ve yazma alışkanlıkları yerini yabancı dile bırakır. Bu nedenle neredeyse tüm gününde maruz kaldığı dilde gelişimi oldukça hızlı ve kalıcı olur. Genellikle biz öğrencilerin ikinci bir yabancı dil daha edinmelerini, seçmeli derslerde bu avantajı da ikinci dönem ya da ikinci yıllarında değerlendirmelerini öneririz.
Okullarda derslerin işleniş yöntemleri genellikle proje sunumları, grup çalışmaları, günlük yaşam etkileşimli içerikler ve ödevlerde araştırmaya yönelik olduğu için dil gelişimi aslında bir akış içinde, öğrenci çok zorlanmadan kendiliğinden gerçekleşir. Böylelikle öğrenci akademik okuma, akademik yazma, spontane konuşma becerilerini ileri seviyeye taşır.
Hem okulda hem günlük yaşantısında İngilizce dil gelişimini üst seviyeye taşıyan öğrencilerin genellikle uluslararası sınav skorlarının ( IELTS, TOEFL, SAT gibi ) ve rekabet içeren üniversite mülakatlarındaki performanslarının yüksek olduğunu da görmekteyiz.
Öğrenciler yurtdışında farklı programlara dahil olabilir. Böylelikle; AP, IB, A-Level veya Kanada’nın OSSD sistemi gibi küresel ölçekte tanınan ve üniversiteler tarafından yüksek prestijle değerlendirilen programlara ulaşmış olur.
Örneğin:
Bu sayede öğrenci hangi programda olursa olsun, üniversite eğitiminde zorlanmayacak düzeyde akademik donanımda olur ve üniversite kabullerinde de avantajlı duruma geçer.
Türkiye’de lise eğitimini tamamlamış öğrencilerimizin yurtdışı üniversite planlarını da yapıyoruz ve liseyi de yurtdışında okuyan öğrencinin en büyük avantajının yabancı bir yerde alışma adaptasyon gibi süreçleri daha kolay atlatıyor ve hızlıca uyum sağlıyor olması olarak görüyoruz. Buna ‘yüksek uyum potansiyeli’ diyoruz.
Bu potansiyele sahip öğrenciler;
Bunun gibi daha pek çok özelliğe sahip yurtdışı lise öğrencileri doğal olarak, özellikle Kanada, Amerika, İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde kabul şansını önemli ölçüde artırır.
Sevgiyle, Nalan Evci / Yurtdışı Lise Direktörü